Kulak çınlaması (tinnitus), vertigo, kulak ağrısı (otalji), kulakta dolgunluk hissi ve bazı işitme bozukluklarının ortaya çıkmasında üst servikal omurgadaki fonksiyonel bozuklukların rol oynayabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle üst servikal omurga ile işitsel ve vestibüler sistemler arasındaki nörofizyolojik etkileşimler, boyun kaynaklı kulak semptomlarının açıklanmasında önemli bir mekanizma olarak değerlendirilmektedir (Hülse, 1994; Bousema vd., 2018).
Bu nedenle özellikle boyun ağrısı, hareket kısıtlılığı veya boyun hareketleriyle değişen kulak semptomları bulunan kişilerde, yalnızca kulak yapılarının değil servikal omurganın da değerlendirilmesi tedavi yaklaşımının önemli bir parçası olabilir.
İşitme ve Boyun Arasındaki Bağlantı Nasıl Çalışır?
Tıbbi araştırmalar, boyun bölgesindeki fonksiyonel bozuklukların işitsel ve vestibüler sistemleri etkileyebilmesinde özellikle somatosensoriyel ve nörolojik etkileşimler üzerinde durmaktadır.
-
Somatosensoriyel ve Nörolojik Etkileşim
Üst servikal omurga, kaslar, eklemler ve çevre dokulardan gelen yoğun duyusal bilgiler merkezi sinir sistemine iletilmektedir. Bu duyusal girdiler, işitsel ve vestibüler sistemlerle etkileşime girebilir.
Özellikle tinnitus açısından, boyun veya çene hareketlerinin tinnitusun şiddetini ya da karakterini değiştirebilmesi, somatosensoriyel tinnitus olarak tanımlanan klinik tablonun önemli özelliklerinden biridir. Servikal omurgadan gelen somatosensoriyel girdilerin işitsel sistem üzerinde modülatör etkiler oluşturabileceği gösterilmiştir (Bousema vd., 2018).
Bu ilişki nedeniyle boyun kaynaklı mekanik ve fonksiyonel problemlerin tedavi edilmesi, uygun hastalarda tinnitus ve diğer kulak semptomlarının azalmasına katkı sağlayabilir.
-
Servikal Omurga ve İşitme Değişiklikleri
Üst servikal omurga ile işitme arasındaki ilişki daha önceki klinik çalışmalarda da araştırılmıştır.
Hülse’nin 1994 yılında yayımlanan çalışmasında, üst servikal omurgada belirgin fonksiyonel bozuklukları ve servikojenik vertigo semptomları bulunan 259 hasta değerlendirilmiştir. Hastaların %15’inde subjektif işitme bozukluğu görülürken, %40’ında özellikle düşük frekanslarda 5–25 dB arasında işitme eşiği değişiklikleri bildirilmiştir.
Ayrıca vertebrojenik işitme bozukluğu bulunan 62 hastanın tedavi öncesi ve sonrası değerlendirmelerinde, odyometri ve otoakustik emisyon ölçümlerinde iyileşmeler gözlenmiş ve araştırmacı bu işitsel bozuklukların geri dönüşümlü olabileceğini bildirmiştir (Hülse, 1994).
Klinik Araştırmalar ve Tedavi Sonuçları Ne Diyor?
Düşük Frekanslı İşitme Değişikliklerinde İyileşme
Hülse’nin çalışması, üst servikal omurga fonksiyon bozuklukları ile işitsel sistem arasındaki ilişkiyi inceleyen önemli klinik araştırmalardan biridir.
Çalışmada, üst servikal bölgeyle ilişkili işitme bozuklukları bulunan hastalarda uygulanan chiropractic tedavi sonrasında yapılan odyometrik değerlendirmelerde iyileşmeler bildirilmiştir. Özellikle düşük frekanslardaki işitme değişikliklerinin tedavi sonrasında geri dönüşümlü olduğu gösterilmiştir (Hülse, 1994).
Ani İşitme Kaybında Randomize Kontrollü Çalışma
2015 yılında yayımlanan randomize kontrollü bir çalışmada, servikojenik ani işitme kaybı bulunan 90 hasta iki gruba ayrılmıştır.
Kontrol grubuna rutin medikal tedavi uygulanırken, diğer gruba rutin tedaviye ek olarak 10 gün boyunca chiropractic tedavi uygulanmıştır. Chiropractic uygulama içerisinde lokal kas gevşetme, tetik nokta uygulamaları ve atlantoaksiyel ekleme yönelik bilateral çekme teknikleri yer almıştır.
Tedavi sonrasında her iki grupta da işitme ve boyun ağrısı açısından iyileşme görülmüş; chiropractic tedavi eklenen grupta işitme ve boyun ağrısı sonuçlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha iyi olduğu bildirilmiştir (Zhou vd., 2015).
Bu çalışma, servikal kaynaklı olduğu değerlendirilen ani işitme kaybı vakalarında boyun bölgesine yönelik manuel tedavinin, standart tedaviye ek olarak fayda sağlayabileceğini göstermektedir.
Meniere Hastalığı ve Servikal Omurga İlişkisi
Servikal omurga ile kulak semptomları arasındaki ilişki yalnızca işitme kaybı ile sınırlı değildir.
Bjorne ve Agerberg tarafından gerçekleştirilen çalışmada, Meniere hastalığı tanısı bulunan 24 hasta üç yıl boyunca takip edilmiş ve temporomandibular bölge ile servikal omurgaya yönelik koordineli tedavinin sonuçları değerlendirilmiştir.
Tedavi sonrasında hastaların vertigo, baş dönmesi, tinnitus, kulakta dolgunluk hissi, boyun ve omuz ağrısı ile baş ağrısı gibi semptomlarında belirgin ve uzun süreli azalmalar bildirilmiştir (Bjorne & Agerberg, 2003).
Daha önce yapılan kontrollü bir çalışmada da Meniere hastalarında servikal omurga kaynaklı belirti ve bulguların kontrol grubuna göre daha sık görüldüğü; hastaların %75’inin atlanto-oksipital ve atlanto-aksiyel bölgedeki baş-boyun hareketleri ile vertigo atakları arasında ilişki bildirdiği gösterilmiştir (Bjorne, Berven & Agerberg, 1998).
Tinnitus ve Üst Servikal Bölge
Kessinger ve Boneva’nın çalışmasında tinnitus, vertigo ve işitme kaybı bulunan 75 yaşındaki bir hastaya üst servikal bölgeye yönelik chiropractic tedavi uygulanmıştır.
Tedavi sürecinde hastanın semptomlarında ve odyolojik fonksiyonlarında iyileşme bildirilmiştir. Araştırmacılar, bu bulguların üst servikal manipülasyonun tinnitus ve işitme kaybı bulunan bazı hastalarda faydalı olabileceğini düşündürdüğünü belirtmiştir (Kessinger & Boneva, 2000).
Özetle
- Bilimsel çalışmalar, üst servikal omurga ile işitsel ve vestibüler sistemler arasında önemli bir etkileşim bulunduğunu ve bazı hastalarda servikal omurga kaynaklı fonksiyonel problemlerin tinnitus, vertigo, kulakta dolgunluk ve işitme değişiklikleriyle ilişkili olabileceğini göstermektedir.
- Özellikle servikojenik olarak değerlendirilen hastalarda yapılan klinik çalışmalarda, üst servikal bölgeye yönelik manuel tedavi sonrasında işitme, tinnitus, vertigo ve kulakta dolgunluk gibi semptomlarda iyileşmeler bildirilmiştir.
- Bu bulgular, kulak semptomları bulunan ve aynı zamanda servikal omurga fonksiyon bozuklukları gösteren hastalarda boyun bölgesinin değerlendirilmesinin ve uygun manuel terapi yaklaşımlarının tedavi sürecine dahil edilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
Bilimsel Referanslar ve Kaynakça
- Hülse, M. (1994). Cervicogenic hearing loss. HNO, 42(10), 604–613.
PMID: 8002367. PubMed
- Zhou, X., Luo, H., He, J., Wang, R., Zhuang, Y., & Zhan, Q. (2015).
A randomized controlled trials on treatment of cervicogenic sudden hearing loss with chiropractic. Zhongguo Gu Shang, 28(1), 62–65.
PMID: 25823136. PubMed
- Bjorne, A., & Agerberg, G. (2003).
Symptom relief after treatment of temporomandibular and cervical spine disorders in patients with Meniere’s disease: a three-year follow-up. Cranio, 21(1), 50–60.
DOI: 10.1080/08869634.2003.11746232. PubMed
- Bjorne, A., Berven, A., & Agerberg, G. (1998).
Cervical signs and symptoms in patients with Meniere’s disease: a controlled study. Cranio, 16(3), 194–202.
DOI: 10.1080/08869634.1998.11746057. PubMed
- Kessinger, R. C., & Boneva, D. V. (2000).
Vertigo, tinnitus, and hearing loss in the geriatric patient. Journal of Manipulative and Physiological Therapeutics, 23(5), 352–362.
PMID: 10863256. PubMed
- Bousema, E. J., Koops, E. A., van Dijk, P., & Dijkstra, P. U. (2018).
Association Between Subjective Tinnitus and Cervical Spine or Temporomandibular Disorders: A Systematic Review. Trends in Hearing, 22.
DOI: 10.1177/2331216518800640. PubMed
- The Effect of Physical Therapy Treatment in Patients with Subjective Tinnitus: A Systematic Review (2017).
Bu sistematik derlemede servikal omurga ve temporomandibular bölgeye yönelik fizik tedavi uygulamalarının tinnitus üzerindeki etkileri incelenmiş ve değerlendirilen çalışmaların tamamında olumlu tedavi etkileri bildirilmiştir. PubMed





